Sen beni gönlümce mutlu mu sandın?

Rusya - Ukrayna savaşı başladı. 

Sanki doğduğumuzdan beri dünyada hiç savaş yokmuş da şimdi ilk kez duymuşuz gibi tepki vermemizi bekliyor çoğu kişi. Aşırı kötü, aşırı saçma bir durum. Keşke yeryüzünden tüm savaşlar silinse. Bütün bu savaş kötülemeleri bana edebiyat parçalamaktan başka birşey hissettirmiyor. Sosyal medyada bu cümleleri paylaşmayınca savaş yanlısı olmuyorum. Psikolojimi - kaygılarımı korumaya çalışıyorum. Benim iki tivit atmamla adamlar ha tamam diyip evlerine dönecekse hemen başlayayım. Ama öyle değil. 

Dün haberleri hiç izlemedim. Hep dışarda denk geldiklerimi duydum. Dolayısıyla o bütün duygularla oynayan görüntülerden bihaberdim. İlk kez içimden öylesine fotoğraf paylaşmak geldi. İlk kez içimden geçenleri filtrelemeden samimiyetle yazdım. (Sosyal medya paylaşımlarımda bunu yapmıyorum. Bu samimi cümleler sadece bu blog ve futureme mektuplarında oluyor)

Paylaşım sonrası sosyal medyadan beklediğim tepkiyi aldım. Hazırladığım paylaşımı 2 gün önce yapsaydım bunun 5 katı beğeni alabilecekken, 20 beğeniyle kaldım. Neden? Çünkü ben kötüyüm. Savaşla ilgili cümleler yazmadım. Ne diyeyim. 

Tamam. 

Açtım bu sabah haberleri, mutfak tvsinden açık sesler geliyor. Oldu mu? İzliyorum. Vay öbür ülkeler ne demiş, vay bizi etkiler miymiş. (Bak bak düşünceye bak, bizi etkilemezse sıkıntı yok demek?) Hepsini anlatıyorlar. Konuşuyor işte televizyon.

Yurtta barış, cihanda barış. Bu yani. Ötesi yok. 

Bosna, Suriye, Lübnan, Kıbrıs... Hepsi için tivit mi attınız? Mesajınız iletildi mi? 

Bak moskova'da adamlar yürüyüş yapmış akşam, savaşmak istemiyoruz diye. Ama sen instagram storynde paylaşsan da yeter bence. Yeş. 

Yorumlar