Müthiş ekonomik gelişme(me)lerin yaşandığı şu canım ülkemizde bugün tekrar çalışmak üretmekten başka akıl sağlığı koruma yolu olmadığına kanaat getirdim. Bakınız cümlem ne kadar uzarsa uzasın silmek yerine bir yerlerden yine toparlıyor, yüklemi buluyorum. Hadi bakalım.
Ne diyorduk? Heh. Gözlerimizdeki ışıltının pek çok verinin yerini aldığı şu güzel harikulade günlerde üstlendiğim sorumlulukları ışıldayarak yerine getirmekten başka bir şey yapmıyorum bu aralar. Fındık lahmacunum bizi delirtircesine mutlu ediyor. Acaba delirdik mi falan diye düşünüyoruz bazen. Bir insan yavrusu nasıl bu kadar güzel olur, nasıl bu kadar tatlı olur akıl almıyor. Okuluna pek güzel uyumlandı. Hala sosyal sıkıntıları var ama aşacak elbet. Elsa denen mikrobu hiç izlememesine rağmen çantası kıyafeti tokası hep onun resimleriyle kaplı. Hatta bugün Elsalı mont almaya gidiceğim. Neden? Çünkü söz verdim. Öğren yavrum annen sözüne nasıl sadık. Elsalı mont. Hey yavrum hey.
Bukenarayaz ahalisi, sözün özü şunu söylemek istiyorum sana. Ortalık çok fena da olsa iç huzuru sağladıktan sonra engeller sıkıntılar elden geldiğince aşılıyor. Belki biraz terapinin de bu davranışı geliştirmeye katkısı olmuştur tabi ama olsun. Bu dönemde gezegenler nasıl konumdaysa benim için öyle kalabilirler, zira hayatımın en motive dönemindeyim. Gerçekten istersem başaramayacağım hiçbir şey yok gibi geliyor. Bu da girişkenliğimi arttırıyor. Sonrası katlanarak güzelleşiyor. Bir de her gün ne yemek yapacağım şeysi olmasa bal kaymak. .
Sıradaki şarkı size gelsin. Norah Jones - What am i to you?
Yorumlar
Yorum Gönder