Her gün 10 dakika boyunca yazmak iyiymiş.

 Yazabiliyor muyum peki? Hayır.

Nerden başlayayım? Kuzuyla aramız çok iyi. 3,5 yaş bütün çocuklar için harika bir yaş bence. Nihayet o beklediğim döneme geldik. Gülüyoruz, eğleniyoruz, anlaşıyoruz, konuşuyoruz, yardımlaşıyoruz, espri yapıyoruz. Çok güzel. 

Hayatla da aram iyi bu ara. En son yüzümde egzama oluşunca aha dedim tırlatıyorum artık. Buraya kadarmış dedim. Doktora gitmedim. Yardım istemek birşeylerin ters gittiğini kabul etmek çünkü. Ben kabul ettim ama yardım istemeye vakit ayırmadım. Klasik.. 

Ben yine hayatın adaletsizliği üzerine yazmaya niyetlendim aslında. Elimden daha fazlası gelmiyor zaten. Adalet kavramı üzerine konuşmak istiyorum. Sosyolojik, psikolojik, biyolojik.. bütün bilimsel temeller üzerinden bu kavramı incelemek istiyorum. Hayatın merkezinde olan bu kavramı gerçekten değiştirmek mümkün mü? Pek sanmıyorum. Hayvanlar arasındaki adaletsizlik, bitkiler arasındaki adaletsizlik.. O kadar her yerde ki bi biz dert ediyoruz. Adaletsizlik kabul edilebilir mi? Sindirilebilir mi? Rica ediyorum biri bana anlatsın, şişedeki biramı ona devredeceğim.

Adaletsizlikten kaçılabilir mi? Çok çok hızlı koşsak, arabaya atlasak, böyle emniyet şeridinden dörtlüleri yakarak kaçsak.. Olmaz mı?

"Adalet yok ya, canımı yakar bu sessizlik."



Yorumlar