uyusana çiçeğim

Eskiden yazılarıma başladığım tarzda başlayacağım yine;
"Ya şu evren bozması ne de güzel ya"

Böööyle yine uzun uzun yazma hevesiyle gecenin en güzel saatlerinde oturduğum bilgisayarın başından, bakalım aklımdakilerin ne kadarını dökeceğim buraya. Kesin dökemem.

Bugün bizim için sosyal bir gün oldu. Pandemi epey etkiledi, zira bizimki pozitifti 3 hafta önce. Doğumgünümü pijamamı hiç değiştirmeden evde coşkuyla kutladım. 
Bugün güzel bir gündü. Miniğin varlığı aslında her günü güzelleştiren. Gerçekten. 

Şarkıyı dinlemekten akmıyor kelimeler şimdi. Aklımda fikirler projeler, resime başlayayım, şu  online eğitimleri bitireyim, kanaviçe beni bekliyor, yarın banyoyu güzelce temizleyeyim, gardrobu toplasam aşırı iyi olur.. 

"boşluk" başladı. Araba kullanırken bunu dinlemek ne harika. Albümün tamamı arabada nefis oluyor. Yav araba kullanmaktan niye bu kadar haz duyuyorum ben. Yorulmuyorum arkadaş, buradan durmadan Kars'a gideyim geleyim yine kullanırım yine kullanırım. 
Hahahha ne anlatacaktım, neler yazıyorum. Bu yaz Çatalca yollarında bu albümü dinlemiştim bi keresinde tek başıma. O keyifli zamanlar aklıma geldi. 

Yazarken müzik olmuyor beybi, albüm dinlemeye devam ediyorum. (Not: ben çok sevdiğim grupların albümlerini dinlemeyi konserlerine tercih ederim.)sori. 
Fırtınayt devam. 
Bu albümü de lohusalığun zirvesindeyken çıktığı gün internetten satın almıştım. (Öyle sık sık internetten satın alan bir insan değilim, mazim çirkin hafif, lakin o gün o dakika satın aldım.)
Oy lohusalık. 

Yorumlar